Yaş Şartı Olmadan Emeklilik İmkanı: SGK Uzmanı Malullük Şartlarını Açıkladı

Yaş Şartı Olmadan Emeklilik İmkanı: SGK Uzmanı Malullük Şartlarını Açıkladı
Malulen emeklilikte aranan şartlar belli oldu. Prim günü ve çalışma gücü kaybı öne çıkıyor.

Çalışma gücünü bedenen veya ruhen önemli ölçüde kaybeden sigortalılar, mevzuatta belirlenen şartları taşımaları halinde herhangi bir yaş şartı aranmadan malulen emekli olabiliyor. Maluliyet aylığı bağlanabilmesi için çalışma veya meslekte kazanma gücündeki kayıp oranı başta olmak üzere çeşitli koşulların yerine getirilmesi gerekiyor.

SGK Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, malul sayılabilmek ve malullük aylığı alabilmek için gereken şartları değerlendirdi. Karakaş, yüzde 60 çalışma gücü kaybından prim gününe, memurlar için geçerli özel kurallardan hastalık izin sürelerine kadar birçok başlıkta önemli bilgiler verdi.

Malul Sayılmak İçin Yüzde 60 Kayıp Şartı

İsa Karakaş, maluliyet kapsamında değerlendirilebilmek için yalnızca bir rahatsızlığın bulunmasının yeterli olmadığını belirtti.

Karakaş, malul sayılabilmenin temel şartlarını şu sözlerle açıkladı:

"Sadece beyan veya basit bir rahatsızlık malul sayılmaya yetmez. Çalışma veya meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60 kaybedilmiş olması gerekir. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu oluşan kayıplar bu kapsamdadır. Karar yetkisi münhasıran SGK Sağlık Kuruluna aittir. Onkoloji, psikiyatri, kalp, kanser ve organ yetmezliği gibi hastalıklar en sık maluliyet verilen alanlardır."

Bu kapsamda çalışma gücünün en az yüzde 60 oranında kaybedilmesi gerekiyor. Maluliyet kararını verme yetkisi ise SGK Sağlık Kuruluna ait bulunuyor.

Malullük Aylığı İçin 10 Yıl Ve 1.800 Gün Şartı

Sağlık kurulu tarafından malul sayılmak, tek başına malullük aylığının bağlanması için yeterli olmuyor. Kanun kapsamında ayrıca sigortalılık süresi ve prim günü şartlarının da karşılanması gerekiyor.

Maluliyet aylığı için temel şart, 10 yıl sigortalılık ve 1.800 gün prim olarak belirtiliyor.

Ancak mevzuatta önemli bir istisna da bulunuyor. Başkasının bakımına muhtaç derecede ağır hasta veya engelli olan sigortalılarda 10 yıllık sigortalılık süresi aranmıyor. Bu kişiler için 1.800 gün prim bulunması yeterli oluyor.

Başvuru Sırasında İşten Ayrılma Ve Prim Borcu Şartı

Malullük aylığı için başvuru sırasında sigortalının işten ayrılmış veya iş yerini kapatmış olması gerekiyor.

Bağ-Kur sigortalıları açısından ise ayrıca SGK'ya herhangi bir prim borcunun bulunmaması şartı aranıyor.

Dolayısıyla gerekli sağlık şartlarının karşılanmasının yanında, aylık bağlanabilmesi için sigortalılık ve prim koşullarının yanı sıra başvuru sırasında geçerli olan diğer şartların da yerine getirilmesi gerekiyor.

Devlet Memurlarında Farklı Uygulama Bulunuyor

Devlet memurları açısından malullük sürecinde farklı bir uygulama bulunuyor. Karakaş, 4/1-c sigortalıları için çalışma gücünün yüzde 60 oranında kaybedilmesinin yeterli olabildiğini veya kişinin vazifeyi yapamayacak kadar meslekte kazanma gücünü yitirmesi halinde malul sayılabileceğini belirtti.

Karakaş, memurlar için uygulanan kuralları şöyle açıkladı:

"4/1-c sigortalıları için de çalışma gücü yüzde 60 kayıp yeterlidir veya vazifeyi yapamayacak kadar meslekte kazanma gücü yitirilmelidir. Malul sayılan memur seçim hakkına sahiptir; yazılı talep ederse istifa etmiş sayılır ya da durumuna uygun başka bir vazifeye nakledilir.

Ancak prim şartı yetmezse aylık bağlanmaz. Sonradan başka statüye geçip prim tamamlayana yeniden sevk yapılmadan son statüye göre aylık bağlanır."

Buna göre malul sayılan memurlar, yazılı talepte bulunmaları halinde istifa etmiş sayılabilecek veya durumlarına uygun başka bir göreve nakledilebilecek.

Ancak gerekli prim şartının karşılanmaması halinde aylık bağlanmıyor. Daha sonra başka bir sigortalılık statüsüne geçerek primlerini tamamlayanların ise yeniden sevk yapılmadan son statülerine göre aylıklarının bağlanacağı belirtiliyor.

Hastalık İzinlerinde 12 Ve 18 Ay Sınırı

Malullük sürecinde hastalık nedeniyle kullanılan izinlerin tamamının doğrudan malullük hesabına dahil edilmediğine dikkat çekiliyor.

Kanser, verem ve akıl hastalıklarında hastalık izni süresi 18 ay olarak uygulanıyor.

Diğer hastalıklarda ise hastalık izni için azami süre 12 ay olarak belirleniyor. Bu sürelerin gerekli görülmesi halinde bir katına kadar uzatılabileceği belirtiliyor.

TSK personeli açısından ise farklı süreler uygulanıyor. Ağır hastalıklarda izin süresi azami 3 yıl, geçici rahatsızlıklarda ise 2 yıl olarak belirtiliyor.

Kesin Tedavisi Olmayan Hastalıklarda Süre Beklenmiyor

Kesin tedavisi mümkün olmayan hastalıklar açısından da farklı bir uygulama bulunuyor.

Kesin tedavisi imkânsız hastalıklarda hastalık izni süresinin tamamlanmasının beklenmediği, SGK tarafından doğrudan malullük kararı verildiği belirtiliyor.

İsa Karakaş, değerlendirmesinin sonunda sosyal güvenlik haklarının zamanında ve doğru şekilde talep edilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Sosyal güvenlik hakları da zamanında ve doğru adımlarla talep edilmelidir. Malullük bir lütuf değil, alın terinin ve yasal güvencenin garantisidir. SGK, çalışma gücünü yitirene kalkan olur."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.