Deprem Tartışmalarını Yeniden Alevlendiren Açıklama: Şener Üşümezsoy'dan Kritik Açıklamalar
Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, son dönemde Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşanan sismik hareketlilikle ilgili kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Adana, Yedisu, Marmaris, Girit, Pamukkale-Denizli hattı ve İstanbul'u kapsayan açıklamalarında bazı bölgeler için dikkat çekici uyarılar yapan Üşümezsoy, özellikle Denizli çevresindeki fay sistemlerine dikkat çekti.
Sunucu Emel Özuğur'un YouTube kanalında konuşan Üşümezsoy, son yıllarda sık sık gündeme gelen deprem senaryolarını değerlendirirken, bazı bölgelerdeki risklerin abartıldığını, bazı bölgelerde ise dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Pamukkale Ve Denizli Hattı İçin Dikkat Çeken Uyarı
Üşümezsoy'un açıklamalarında en dikkat çeken başlık Pamukkale-Denizli hattı oldu.
Bölgede son dönemde meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremlerin aktif bir fay sistemine işaret ettiğini belirten Üşümezsoy, şu ifadeleri kullandı:
"Pamukkale ve Denizli’ye doğru giden fay hattında beşlik depremler oluyor. Orası aktif gözüküyor"
Bölgede meydana gelebilecek olası bir depremin büyüklüğüne ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:
“EN AZ 6 OLUR. 6,5’A DOĞRU GİDER.”
Üşümezsoy, Buldan, Pamukkale ve Denizli hattında kuzeye doğru uzanan bir fay sistemi bulunduğunu belirterek, özellikle Karahayıt faylarının önem taşıdığını ifade etti.
Pamukkale fayının tarih boyunca kırılan faylardan biri olduğunu söyleyen Üşümezsoy, bölgede önemli bir risk bulunduğunu vurguladı.
Pamukkale ve Denizli çevresinin tarih boyunca yıkıcı depremler üreten bölgeler arasında yer aldığını belirten Üşümezsoy, antik yerleşimlerin de geçmişte yaşanan depremlerden ciddi şekilde etkilendiğini hatırlattı.
Sıcak su kaynakları ile fay sistemleri arasındaki ilişkiye de değinen Üşümezsoy, bazı bölgelerde zemin yapısının zayıf olması nedeniyle meydana gelebilecek depremlerin etkisinin daha fazla hissedilebileceğini söyledi.
Adana İçin Büyük Deprem İddialarına Katılmadı
Programda Adana ve çevresinde son dönemde meydana gelen depremler de ele alındı.
Üşümezsoy, Adana'nın kuzeyinde meydana gelen depremlerin tek ve büyük bir kırılmanın habercisi olmadığını savundu.
Amanos Dağları, Osmaniye, Düziçi, Kozan, Saimbeyli ve Feke hattındaki fay sistemlerinin parçalı yapıda olduğunu belirten Üşümezsoy, enerjinin tek bir fay üzerinde birikmediğini ifade etti.
Adana için şu değerlendirmede bulundu:
“Adanalılar tedirgin olmasınlar. Yine 6,1, 6,2 olabilir”
Üşümezsoy, Doğu Anadolu Fayı'nın Adana'dan geçtiği yönündeki görüşlere de karşı çıkarak şu ifadeleri kullandı:
“Doğu Anadolu Fayı Adana’dan geçiyor hikayesini kapatmamız gerekiyor”
Uzman isim, son dönemde yaşanan depremlerin de bu görüşünü desteklediğini ileri sürdü.
Malatya, Pötürge, Battalgazi ve Çelikhan hattına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Üşümezsoy, Pötürge Fayı'nın 6 Şubat depremlerinde tamamen kırılmadığını ve bölgede sıkışmanın devam ettiğini söyledi.
Pötürge Fayı'nın doğuya doğru hareket etmesi halinde 6,5 büyüklüğüne yaklaşabilecek bir deprem üretebileceğini ifade eden Üşümezsoy, Battalgazi çevresindeki hareketliliğin ise daha çok 5 ile 6 büyüklüğündeki depremlerle devam edebileceğini belirtti.
Yedisu Ve Marmaris İçin Dikkat Çeken Değerlendirmeler
Programda Yedisu Fayı da gündeme geldi.
Uzun yıllardır dile getirilen 7,2 ve 7,4 büyüklüğündeki deprem senaryolarına katılmadığını belirten Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
“YEDİSU FAYI O KADAR RAHAT KIRILABİLECEK BİR FAY DEĞİL”
Yedisu Fayı'nın Ovacık Fayı ve Kuzeydoğu Anadolu Fayı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Üşümezsoy, bazı noktalarda fayların birbirini kilitlediğini söyledi.
Fayın kırılması halinde bile 7 büyüklüğüne ulaşmayacağını belirten Üşümezsoy, "Yedileri bulmaz" ifadelerini kullandı.
Girit ve Ege'deki hareketlilikle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Üşümezsoy, özellikle Marmaris çevresine dikkat çekti.
“MARMARİS’İN ORALARDA BAZI ETKİLER VAR”
diyen Üşümezsoy, Girit'te meydana gelebilecek bir depremin Ege genelinde hissedilebileceğini belirtti.
Marmaris'in güneyinde, Rodos ve Fethiye fay sistemleriyle bağlantılı derin depremlerin yaşanabileceğini ifade eden Üşümezsoy, Akdeniz kabuğunun Marmaris ve Fethiye'nin altına doğru daldığını söyledi.
Bu nedenle derin depremlerin Marmaris kıyılarında etkili olabileceğini belirten Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
“Marmaris’in kıyısında Marmaris’te etkili, çok yakınında”
Üşümezsoy ayrıca Marmaris çevresinde sürekli olarak 6 büyüklüğü seviyesinde depremler meydana gelebildiğini, tarihsel süreçte daha büyük depremlerin de yaşandığını ancak bu konuda ayrıntılı çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.
İstanbul İçin 7 Ve Üzeri Deprem Beklemediğini Söyledi
Programın son bölümünde İstanbul depremi konusu ele alındı.
Üşümezsoy, İstanbul için yıllardır gündemde olan 7 ve üzeri büyüklükte deprem beklentilerine katılmadığını açıkladı.
Silivri açıklarında geçmişte meydana gelen depremleri hatırlatan Üşümezsoy, Kumburgaz ve çevresindeki fay yapısına ilişkin görüşlerinin yaşanan depremlerle doğrulandığını savundu.
İstanbul için şu değerlendirmeyi yaptı:
"İSTANBUL'DA 7 VE ÜZERİ DEPREM BEKLENTİSİNE KATILMIYORUM"
İstanbul'un doğu kesiminde fay bulunmadığını öne süren Üşümezsoy, Avcılar açıkları ile Yeşilköy-Silivri arasında tek parça 70 kilometrelik bir fay bulunduğu yönündeki görüşlere karşı çıktı.
İstanbul için ortaya atılan büyük deprem senaryolarını eleştiren Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul’da deprem olur. Kafalardaki bir hayalin projesi”
Silivri açıklarında meydana gelen kırılmanın ardından geride kalan fay parçalarının daha sınırlı büyüklükte depremler üretebileceğini savunan Üşümezsoy, İstanbul için en fazla 6,2 büyüklüğünde depremlerden söz edilebileceğini belirtti.
Parçalı Fay Sistemleri Hakkında Konuştu
Üşümezsoy'un değerlendirmelerinde öne çıkan bir diğer konu ise fayların yapısı oldu.
Adana, Santorini ve bazı Ege faylarını örnek gösteren Üşümezsoy, parçalı fay sistemlerinde enerjinin dağıldığını ve bu nedenle daha düşük büyüklükte depremlerin meydana geldiğini savundu.
Uzman isim, uzun ve tek parça fayların daha büyük deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu, parçalı sistemlerde ise daha sık ancak daha düşük şiddetli depremlerin görüldüğünü ifade etti.
Açıklamalarının sonunda yeniden Pamukkale-Denizli hattına dikkat çeken Üşümezsoy, son dönemde artan sismik hareketlilik nedeniyle bölgenin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Pamukkale-Denizli hattında "en az 6" büyüklüğünde ve 6,5'e yaklaşabilecek bir deprem ihtimaline işaret eden Üşümezsoy'un değerlendirmeleri, Türkiye'deki deprem risklerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.