Çalışan Ebeveynlere Müjde, Ücretli Doğum İzni 24 Haftaya Çıkıyor!
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadınların iş ve aile yaşamı arasındaki dengeyi kurabilmeleri adına tarihi bir adım atıldığını duyurdu. Meclis’e sunulan yeni kanun teklifiyle, 16 hafta olan ücretli doğum izni süresi tam 6 aya (24 hafta) yükseltiliyor.
Doğum ve Babalık İzinlerinde Yeni Dönem Başlıyor
Zirvede iş dünyasından spora kadar pek çok başarılı kadınla bir araya gelen Bakan Göktaş, istihdamda kalıcı modellerin inşa edildiğini vurgulayarak şu müjdeyi verdi:
"Kadınların istihdama katılımını desteklerken, iş ve aile hayatı arasındaki uyumu kuvvetlendiren modelleri de kalıcı hale getiriyoruz. Bu kapsamda önemli bir düzenlemeyi daha hayata geçiriyoruz. AK Parti grubumuz tarafından bugün Meclis Başkanlığına sunulan kanun teklifiyle kadınlar için ücretli doğum iznini 16 haftadan 24 haftaya babalar için ise babalık iznini 5 günden 10 güne çıkarıyoruz. Biz, kadınların potansiyelini kalıcı mekanizmalarla, yaygın fırsatlarla ve güçlü kurumsal yapılarla büyütmeyi hedefliyoruz. Amacımız, bu salondaki başarı hikayelerini bütün Türkiye'de yaygınlaştırmak. Bunu mümkün kılan zemini sağlamlaştırmaktır. Bir ülkede kadınları başarılı kılacak imkanlar büyüdükçe, üretim ivme kazanır. Toplumda refah artar, aile yapısı kökleşir, gelecek daha güçlü biçimde inşa edilir."
"Geleceği Kadınlarla İnşa Ediyoruz"
Türkiye'nin beşeri gücünün kadınların elinde yükseldiğini ifade eden Göktaş, yeni dönem vizyonunu şu sözlerle özetledi:
"İş dünyasından spora, sanattan siyasete uzanan bu buluşma, Türkiye'nin beşeri gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Bugün kadınların elde ettiği başarıları konuşurken, aslında Türkiye'nin geleceğini konuşuyoruz. Bir ülkenin rekabet gücü, yetişmiş insan kaynağını ne kadar etkin kullandığıyla belirlenir. Gelişimi ise kadınların bilgiye, fırsata, temsile ve üretim alanlarına ne ölçüde erişebildiğiyle şekillenir. Önümüzde yeni bir dönem var. Bu dönem; teknolojinin hızlandığı, üretim modellerinin değiştiği, mesleklerin yeniden şekillendiği, sosyal yapının yeni ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenen bir dönemdir. Bu anlamda esas mesele, kadınların bilimin, ekonominin, diplomasinin, girişimciliğin, kültürün ve kamusal karar süreçlerinin merkezinde daha güçlü biçimde yer mallarıdır."
Kadının Güçlenmesi İçin "Milli Seferberlik"
Bakanlık olarak 2024-2028 strateji belgesi doğrultusunda koordineli bir çalışma yürüttüklerini belirten Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın desteğine vurgu yaptı:
"Bugün Türkiye, kadınların her alanda yolculuğunu destekleyen çok boyutlu bir politika ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı iradesiyle, bu politikalar ülkemizin kalkınma hedeflerinin tam merkezinde yer alıyor. Bu iradenin somut adımlarından biri, '2024-2028 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'dır. Çalışmalarımızı ortak bir hedef ve güçlü bir eşgüdümle yürütmek amacıyla Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu ile İl Koordinasyon Kurullarını tam 1 sene önce oluşturduk. Bu kapsamda tüm kurumlarımız, tarımda, sanayide, enerjide, eğitimde, sağlıkta, her alanda kadının güçlenmesi için büyük bir özveriyle çalışıyor."
Bin 366 Kooperatif ve Dijital Dönüşüm
Kadın emeğinin pazara erişimini kolaylaştırmak için hayata geçirilen somut projelerden bahseden Göktaş, kooperatifleşmenin önemine değindi:
"Dijitalleşme, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve yaratıcı endüstrilerin, kadınlar açısından büyük imkanlar barındırdığına inanıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Kadınların yeni beceriler kazanmasını destekleyen ve üretime katılımını kolaylaştıran uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Bu kapsamda; eğitimden mentörlüğe, finansmandan pazarlamaya kadar çok yönlü destek mekanizmalarını hayata geçiriyoruz. Kadın girişimciliğinin ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi, öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, 'Yükselen Kadınlar Programı' ile kadın girişimcilere yeni imkanlar sunuyoruz. Yedi bölgede yürüttüğümüz bu programla, yerelden ulusala ve uluslararası düzeye uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturduk. Programın önemli ayaklarından biri olan Girişimcilik Eğitim Tırımızla da iş fikrini geliştirmek isteyen kadınlara doğrudan ulaşıyoruz. Destek verdiğimiz bin 366 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırıyor, kadın emeğinin pazara erişimini artırıyoruz."
Medyaya Kritik Çağrı
Algı yönetiminde medyanın kurucu rolüne dikkat çeken Bakan, Türkiye Yüzyılı hedefini işaret etti:
"Burada hiç şüphesiz, medyaya da özel bir sorumluluk düşüyor. Nitekim medya, algıyı şekillendirir; rol modelleri görünür kılar. Kadınların emeğini, aklını ve kurucu rolünü öne çıkaran bir dil yeni nesillere daha geniş bir istikamet sunar. İş dünyasının, sanat çevrelerinin, akademinin, sivil toplumun ve kamu kurumlarının ortak bir zeminde buluşması çok önemlidir. Çünkü güçlü bir gelecek, ortak çaba ve kararlılık gerektirir. Kadınların birikimini, emeğini, dönüştürücü gücünü ve topluma yön veren varlığını çağın sunduğu imkanlarla buluşturmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Böylece Türkiye Yüzyılı, kadınların daha fazla söz sahibi olduğu ve her alanda daha güçlü temsil edildiği bir yükseliş dönemi haline gelecektir."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.