İsveçli Uzmandan 2027 Öncesi Altın İçin Dikkat Çeken Tahmin
Altın fiyatları yüksek faiz oranları, güçlü dolar ve enflasyon beklentilerinin etkisiyle dalgalı seyrini sürdürürken, İsveç merkezli AuAg Funds'ın kurucusu Eric Strand'dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Strand, piyasanın enflasyonla mücadelede yanlış noktaya odaklandığını savunurken, yüksek faizlerin maliyet kaynaklı fiyat artışlarını çözmekte yeterli olmayabileceğini belirtti. Altının ise uzun vadeli yükseliş trendine yeniden dönebileceğini ifade etti.
Altın Fiyatları Üzerinde Faiz Ve Dolar Baskısı
Strand'ın değerlendirmesine göre yüksek faiz beklentileri ABD dolarını desteklerken, bu durum altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.
Ancak yatırımcıların enflasyonun yalnızca sonuçlarına odaklandığını belirten Strand, fiyat artışlarının arkasındaki temel nedenlerin yeterince dikkate alınmadığını savundu.
Strand'a göre mevcut enflasyonun temelinde aşırı tüketici talebinden ziyade yüksek emtia ve girdi maliyetleri bulunuyor.
Bu nedenle faiz oranlarının artırılmasının maliyet kaynaklı fiyat artışlarını önlemede beklenen etkiyi göstermeyebileceğini ifade etti.
Altında Yeni Yükseliş Beklentisi
Strand, piyasadaki düşüş yönlü pozisyonlanmanın ilerleyen dönemde altın fiyatlarında yeni bir yükseliş hareketinin önünü açabileceğini söyledi.
Yatırım stratejisinin piyasadaki mevcut yaklaşımın değişmesini beklemek olduğunu belirten Strand, fiyatların zaman içerisinde normalleşeceğini ifade etti.
Strand'ın güncel uzun vadeli değerlendirmelerinde altın için 10 bin dolar seviyesine ulaşma hedefi de bulunuyor.
Fed'in Faiz Politikasına Dikkat Çekti
Strand, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) şahin söylemlerini uygulamaya geçirme konusunda da şüpheleri olduğunu belirtti.
Fed'in enflasyonla mücadelede güvenilirliğini koruması gerektiğini ifade eden Strand, ekonomik ve mali koşulların para politikasının uzun süre sıkı tutulmasını zorlaştırabileceğini savundu.
Strand'a göre daha büyük sorun ise ABD hükümetinin artan borç yükü.
ABD'nin Borcu 40 Trilyon Doları Aştı
ABD federal borcunun 40 trilyon doları aşmasına dikkat çeken Strand, hükümetin borç servis maliyetlerini yönetilebilir seviyede tutabilmek için uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin daha düşük seviyelerde bulunmasına ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Bu durumun zaman içerisinde Fed'in enflasyonla mücadele söylemiyle çelişebileceğini savunan Strand, uzun vadeli faiz oranlarının düşürülmesi ve parasal genişleme benzeri politikaların yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.
Strand ayrıca ABD hükümetinin borç sorunundan büyüme yoluyla çıkma hedefi ile yüksek faiz politikasının birbiriyle uyumlu olmadığını ifade etti.
Ekonomik büyümenin desteklenebilmesi için tüketimin ve ekonomik faaliyetlerin aşırı şekilde baskılanmaması gerektiğini belirten Strand, ekonomik aktivitedeki nominal artışın mevcut borçların reel değerini azaltabileceğini söyledi.
Fed'in Para Politikası Hazine'nin İhtiyaçlarıyla Çelişebilir
Strand, Fed'in bu süreçte mümkün olduğunca uzun süre bekleyebileceğini ifade etti.
Ancak hükümetin uzun vadeli borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutma ihtiyacı arttıkça para politikasının Hazine'nin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenebileceğini öne sürdü.
Strand'ın değerlendirmeleri, yatırımcıların ABD Hazine tahvillerinin uzun vadeli bölümüne daha fazla odaklandığı bir dönemde geldi.
Uzun vadeli getirilerin yüksek seyretmesinin ABD hükümetinin bütçe açıklarını finanse etmesini zorlaştırdığını belirten Strand, tahvillere yönelik talebin azalmasının Fed'i yeniden parasal gevşemeye veya uzun vadeli getirileri sınırlamaya yönelik farklı araçlara yöneltebileceğini savundu.
Altın İçin Yüzde 20-30'luk Yükseliş Beklentisi
Strand, böyle bir politika değişikliğinin altın fiyatlarında daha büyük bir yükselişin önünü açabileceğini söyledi.
Yatırımcıların yalnızca enflasyon verileri ve faiz beklentilerine değil, yüksek emtia maliyetleri, artan metal talebi, yüksek kamu borcu ve borçlanma maliyetlerinin kontrol altında tutulması ihtiyacına da odaklanması gerektiğini belirtti.
Ağustos ayında yaşanan yükselişin bu sürecin nasıl gelişebileceğine ilişkin bir örnek sunduğunu ifade eden Strand, altının söz konusu ayda yaklaşık yüzde 10 değer kazandığını hatırlattı.
Strand, altın fiyatlarında yılın geri kalanında yüzde 20 ila yüzde 30 arasında ek yükseliş yaşanabileceğini öngördü.
Fed'in söylemlerinin uygulamaya dönüşmediğinin anlaşılması durumunda yatırımcıların mevcut pozisyonlarını değiştirmek zorunda kalabileceğini belirtti. Güncel değerlendirmesinde de yüksek faiz beklentilerinin altın üzerinde baskı yarattığını, ancak bu pozisyonların çözülmesi halinde yeni bir yükseliş hareketinin gündeme gelebileceğini savundu.
“Son Düzeltme Yeni Bir Fırsat”
Altın fiyatlarındaki önceki yükselişleri kaçıran yatırımcılar açısından son düzeltmenin yeni bir fırsat oluşturduğunu savunan Strand, yatırımcıların bu fırsatı değerlendirmemesi halinde yeni yükseliş hareketini de kaçırabileceklerini belirtti.
Strand'ın değerlendirmesine göre asıl mesele altının yükselip yükselmeyeceğinden ziyade, piyasaların faiz artırımlarının maliyet kaynaklı enflasyonu çözmekte yetersiz kalabileceğini ve Fed'in artan kamu borcunun finansman koşullarını gözetmek zorunda kalabileceğini ne zaman fark edeceği.
Uzun Vadeli Altın Hedefi 10 Bin Dolar
Eric Strand'ın uzun vadeli yaklaşımında altın için 10 bin dolar seviyesinin hedef olarak öne çıktığı görülüyor. Daha önce yaptığı değerlendirmelerde de altının bu seviyeye ulaşabileceğini ve bunun uzun vadeli yatırım tezinin önemli bir parçası olduğunu belirtmişti.
Ancak bu rakamın kesinleşmiş bir fiyat seviyesi değil, Strand'ın piyasa koşullarına ilişkin uzun vadeli beklentisi olduğu unutulmamalı.
Not: Haberde yer alan değerlendirmeler ve fiyat tahminleri yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.