SGK Uzmanı Uyardı: "Fazla Prim Ödemeyin", İşte Az Para Ödeyip Yüksek Maaş Almanın Formülü
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Uzmanı Nergis Şimşek, emeklilik planlamasında yapılan hataların aylık bağlama oranını ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtti. Özellikle askerlik borçlanması ve EYT kapsamındaki 3600 gün emeklilik hesaplamalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Şimşek, hem 4/a (SSK) hem de 4/b (Bağ-Kur) kapsamında çalışması olan sigortalıların emeklilik statüsünün 2829 sayılı Kanun’a göre belirlendiğini hatırlatarak, son 7 yıl içindeki prim yoğunluğunun belirleyici olduğunu ifade etti.
Emeklilikte Statü Hesabı Nasıl Yapılıyor?
Uzman isim, sigortalının son 2520 gün içindeki prim yapısına göre emeklilik statüsünün şekillendiğini belirtti. Buna göre en az 1260 gün hangi sigortalılık türünde geçtiyse, emeklilik o statü üzerinden hesaplanıyor.
15 Eylül 1998 sigorta başlangıcı olan kişiler için emeklilik şartlarının da statüye göre değiştiği aktarıldı.
Son 3.5 yıl 4/a (SSK) kapsamında olanlar için:
- 25 yıl sigortalılık süresi ve en az 5900 gün (yaş şartı olmadan)
- 60 yaş, en az 15 yıl sigortalılık süresi ve en az 3600 gün
Son 3.5 yıl 4/b (Bağ-Kur) kapsamında olanlar için:
- 9000 gün (yaş şartı aranmaksızın)
- 58 yaş ve en az 5400 gün
3600 Günle Emeklilikte Kritik Detay
SGK Uzmanı Nergis Şimşek, eksik primi olan sigortalılar için en erken emeklilik yolunun 4/a kapsamında 3600 gün üzerinden olduğunu vurguladı. Ancak bu süreçte kritik bir uyarıda bulundu:
“Son 1260 gün 4/a kapsamında olmak şartıyla, 3600 günden eksik sürelerin bir kısmını 4/b kapsamında isteğe bağlı ödeyerek, askerlik borçlanması ve 4/a kapsamında çalışarak tamamlayabilir. Eksik günlerin primini ödeyerek hizmet kazanma şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.”
Askerlik Borçlanması Sigorta Başlangıcını Geri Çekebiliyor
İlk sigortalılık başlangıcından önce yapılan askerlik süresinin borçlanılması durumunda sigorta giriş tarihi geriye çekilebiliyor.
Örneğin 540 gün askerlik borçlanması yapıldığında sigorta başlangıcı 15 Mart 1997 olarak yeniden belirlenebiliyor. Bu durum hem gün şartını hem de aylık bağlama oranını etkileyebiliyor.
Yüksek Prim Her Zaman Yüksek Maaş Değil
En dikkat çeken uyarı ise borçlanma tutarlarıyla ilgili oldu. Şimşek, askerlik borçlanmasının yüksekten yapılmasının her zaman avantaj sağlamadığını belirtti.
Bunun nedeni ise borçlanılan sürenin 1997-1998 gibi geçmiş yıllara “mal edilmesi” ve maaş hesaplamasında o yıllardaki katsayıların geçerli olması.
Şimşek konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sigortalı bugün askerlik borçlanmasını tavan kazanç üzerinden yapsa bile, aylık hesaplama işlemlerinde, borçlanılan süreler 1997 yılına mal edilirken en fazla o yıldaki asgari günlük kazancın 1.717 katı, 1998 yılında ise 1.643 katı kadar kazanç hesabı yapılarak dikkate alınacaktır. Dolayısıyla yüksek borçlanma bedeli ödeyerek daha düşük aylık bağlanmasına neden olacaktır. Onun için babanızın askerlik borçlanmasını asgari günlük kazancın 1.6 katı üzerinden yapması daha az prim ödeyerek daha yüksek aylık bağlanmasına imkân verecektir.”
Askerlik Borçlanması Maaş Hesabını Doğrudan Etkiliyor
Uzmanlara göre borçlanma yapılacak yıl ve kazanç katsayısı, emekli maaşının nihai tutarında belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle sigortalıların borçlanma yapmadan önce detaylı hesaplama yapması gerektiği vurgulanıyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.