Kamudaki Mühendislerin Sorunları Yeniden Gündeme Geldi
Süleyman Demirel'den Turgut Özal'a kadar mühendis kökenli devlet adamlarının inşa ettiği kalkınma geleneğine dikkat çekilen tartışmalarda, günümüz kamu mühendislerinin özlük hakları ve mesleki itibarlarının gerilediği vurgulanıyor.
Mühendislerin Temel Sorunları ve "Beyin Göçü" Riski
Zorlu akademik süreçlerden ve yüksek puanlı KPSS engellerinden geçerek kamuya atanan mühendisler, şu temel sorunlarla karşı karşıya:
Ücret Dengesi: Kamu mühendislerinin gelir seviyesinin, benzer sorumluluk ve eğitim düzeyine sahip diğer kariyer meslek gruplarının (hakim, savcı, doktor vb.) gerisinde kalması.
İmza Sorumluluğu: Mühendislerin attıkları teknik imzaların hukuki ve idari sorumluluğunu ömür boyu taşımalarına rağmen, bu riskin maddi karşılığını alamamaları.
Yurtdışına Yönelim: TÜİK verilerine göre özellikle bilgisayar, elektrik-elektronik ve inşaat mühendisleri Avrupa ve Amerika’yı; maden mühendisleri ise Kanada ve Avustralya’yı tercih ediyor.
Mühendis Tek-Sen Büro Sendikası'nın Talepleri
Kamuda görev yapan mühendis, mimar ve şehir plancılarının haklarını savunan sendika, çözüm için dört ana başlık sundu:
Adil Ücret: Mesleki risk ve sorumlulukla orantılı maaş düzenlemesi.
Kalıcı Çözümler: Geçici iyileştirmeler yerine köklü kanuni düzenlemeler.
Liyakat ve Yetki: Yetki ve sorumlulukla uyumlu özlük hakları.
Emeklilik Düzenlemesi: Çalışırken alınan ücretin emekliliğe de yansıması.
3458 Sayılı Kanun Güncellenmeli
Mühendislik dünyasının en büyük beklentisi, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun’un günümüz ekonomik ve teknik şartlarına göre yeniden revize edilmesi. Mühendisler, mesleki itibarın iadesinin yalnızca kendileri için değil, Türkiye'nin savunma sanayii, enerji ve siber güvenlik hedefleri için de bir zorunluluk olduğunu ifade ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.