2026 yılının ilk aylarında stoklarla ayakta kalmaya çalışan otomotiv sektörü, şubat ayından itibaren talepte belirgin bir yavaşlama ile karşı karşıya kaldı. Ocak ayındaki görece iyimser hava, yerini özellikle Ramazan ayıyla birlikte artan durgunluğa bıraktı. Mart ayında ise sektör son yılların en sert daralmalarından birini yaşadı.
Mart Ayında Sert Düşüş
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği verilerine göre, mart ayında otomotiv pazarı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12,75 küçülerek 101 bin 997 adede geriledi.
Otomobil satışları yüzde 13,04 düşerken, hafif ticari araç satışlarında da yüzde 11,69’luk kayıp yaşandı. Yılın ilk çeyreğinde ise toplam pazar yüzde 3,94 daralarak 265 bin 398 adet seviyesinde kaldı.
Şubat ayında artış göstererek sektöre kısa süreli nefes aldıran hafif ticari araç segmenti de martta yeniden düşüşe geçti. Bu dönemde bireysel tüketicinin alım iştahı azalırken, satışların önemli kısmını filo alımları oluşturdu.
Yüksek Faiz ve Petrol Baskısı
Sektördeki daralmanın arkasında yalnızca iç piyasa dinamikleri değil, küresel gelişmeler de etkili oldu. Yüksek faiz oranları ve enflasyon baskısına ek olarak, artan petrol fiyatları maliyetleri yukarı çekti.
Özellikle Orta Doğu’daki gerilimle birlikte petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine yaklaşması, hem üretim hem de tüketim tarafında baskıyı artırdı. Bu gelişmeler, 2026 yılı için beklenen faiz indirimi beklentilerini de zayıflattı.
Pazarda Dengesizlik Dikkat Çekiyor
Sektöre ilişkin analizler, satışlar arasındaki dağılımın da dengesiz olduğunu ortaya koyuyor. EBS Danışmanlık verilerine göre ilk çeyrekte Türkiye’de 43 markaya ait 266 farklı model satışa sunuldu.
Ancak bu modellerin büyük kısmı düşük satış rakamlarında kaldı. Çok sayıda model sınırlı satış yaparken, yalnızca bir model 10 bin adet barajını aşabildi. En çok satan ilk 10 model ise toplam pazarın yüzde 37,11’ini oluşturdu.
Tüketici Tercihi Orta Sınıfta Yoğunlaştı
Tüketici tercihleri incelendiğinde, orta segment araçlara yönelimin devam ettiği görülüyor. Satılan her 100 otomobilin 54’ü C segmentinde, 30’u ise B segmentinde yer aldı.
Bu tablo, hem alım gücündeki değişimi hem de tüketicinin daha dengeli ve ulaşılabilir seçeneklere yöneldiğini gösteriyor.