Türkiye genelinde konut ve kira piyasasında uzun süredir bilinen dengeler değişmeye başladı. Gayrimenkul Uzmanı Selçuk Hiçdurmaz, özellikle son dönemde boş kalan konutların artması ve aidat ile bakım giderlerinin yükselmesi nedeniyle mülk sahiplerinin strateji değiştirdiğini belirtti. Buna göre ev sahipleri, yüksek kira talep etmek yerine düzenli ödeme yapan kiracılarını kaybetmemeyi tercih ediyor.
Boş Ev Maliyeti Ev Sahiplerini Zorluyor
Uzmanlara göre geçmiş yıllarda kiracı tahliyesi daha sık görülürken, günümüzde boş kalan dairelerin uzun süre kiracı bulamaması önemli bir sorun haline geldi. Aidat, vergi ve bakım giderlerinin boş evlerde bile devam etmesi, ev sahipleri açısından ciddi bir mali yük oluşturuyor.
Bu nedenle düzenli ödeme yapan ve sorun çıkarmayan kiracılar, artık ev sahipleri için daha değerli hale gelmiş durumda.
Kira Artış Sistemi Piyasayı Şekillendiriyor
Yüzde 25 kira artış sınırının sona ermesinin ardından zamların yeniden 12 aylık TÜFE ortalamasına göre yapılmaya başlandığını hatırlatan uzmanlar, Haziran 2026 itibarıyla yasal kira artış oranının yüzde 32 seviyelerinde olduğunu belirtiyor.
Bu durum, eski kiralar ile güncel piyasa fiyatları arasındaki farkı azaltarak ev sahiplerinin mevcut kiracıyı koruma eğilimini güçlendiriyor.
Ev Almak İçin 6–12 Aylık Fırsat Penceresi
Gayrimenkul piyasasında yatırımcı davranışlarının da değiştiğini belirten Hiçdurmaz, yüksek faiz ortamının krediyle konut almayı zorlaştırdığını ve geri dönüş süresini uzattığını ifade etti.
Buna rağmen önümüzdeki 6 ila 12 aylık dönemin, özellikle oturum amaçlı ev almak isteyenler için daha güçlü pazarlık imkânı sunabileceğini söyledi. Artan nakit gücü ve fiyat baskısı, alıcılar açısından fırsat oluşturabilir.
Yatırımda Yeni Öncelikler Öne Çıkıyor
Uzmanlara göre gayrimenkul yatırımında sadece değer artışı beklentisi yeterli değil. Nakit akışı, lokasyon seçimi ve alternatif gayrimenkul türleri artık daha önemli hale geldi.
Üniversite, ulaşım ve sanayi bölgelerine yakın lokasyonlar öne çıkarken; ticari alanlar ve arsalar bazı dönemlerde konuta göre daha yüksek getiri potansiyeli sunabiliyor.
Arz Sorunu Devam Ediyor
Konut piyasasında arz eksikliğinin sürdüğünü belirten uzmanlar, yeni konut üretiminin talebin altında kaldığını ifade ediyor. İlk el satışların toplam satışlar içindeki payının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde kalması da bu durumu destekliyor.
Yüksek inşaat maliyetleri ve finansmana erişimdeki zorluklar nedeniyle kira fiyatlarında sert düşüşlerin beklenmediği öngörülüyor.