Türkiye genelinde çok sayıda nafaka dosyasını ilgilendiren süreç, Elazığ’da görülen bir boşanma davasıyla gündeme geldi. Davada kadın eş, tedbir ve yoksulluk nafakası talebinde bulundu ve yerel mahkeme bu talebi kabul etti. Ancak dosya üst mahkemelere taşındı.
Yargıtay Kararı Yerel Mahkemenin Hükmünü Bozdu
Yerel mahkemenin kararına yapılan itiraz sonrası dosya istinafa götürüldü. İstinaf başvuruyu reddedince süreç Yargıtay’a taşındı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yaptığı incelemede davalı erkeğin akıl hastası olduğunu, engelli bulunduğunu ve çalışarak gelir elde etme imkânının olmadığını tespit etti.
“Mali Gücü Olmayandan Nafaka İstenemez” Vurgusu
Yargıtay, kararında Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine atıf yaptı.
Bu kapsamda yoksulluk nafakasının, ancak karşı tarafın mali gücü oranında talep edilebileceği belirtildi.
Mahkeme, sadece nafaka talep eden tarafın yoksulluğa düşecek olmasının yeterli olmadığına, nafaka ödeyecek kişinin de ekonomik olarak buna uygun olması gerektiğine dikkat çekti.
Nafaka Türleri ve Şartları Yeniden Gündemde
Kararın ardından nafaka türleri ve uygulama şartları yeniden tartışılmaya başlandı.
Mevcut sistemde nafaka türleri şu şekilde uygulanıyor:
- Yoksulluk nafakası: Kusuru daha ağır olmayan eşe, mali gücü olan diğer eş tarafından ödenir
- İştirak nafakası: Çocukların bakımı için velayeti almayan tarafça ödenir
- Tedbir nafakası: Dava süresince geçici olarak hükmedilir
Nafaka Hangi Durumlarda Sona Eriyor
Hukuki düzenlemelere göre bağlanan nafaka bazı durumlarda sona eriyor. Bu durumlar şunlar:
- Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi
- Taraflardan birinin hayatını kaybetmesi
- Evlenmeden fiilen evli gibi yaşandığının tespit edilmesi
- Nafaka alan kişinin yoksulluk durumunun ortadan kalkması
Emsal Niteliğinde Karar
Yargıtay’ın verdiği bu karar, özellikle sağlık sorunları nedeniyle çalışamayan ve geliri bulunmayan bireyler açısından emsal niteliği taşıyor.
Uzmanlara göre bu karar, nafaka davalarında “gelir durumu” kriterinin daha belirleyici hale gelmesine neden olacak.