Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesini eksik prim veya çalışma süresi nedeniyle kaçıran vatandaşları ilgilendiren önemli bir Yargıtay kararı gündeme geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sigortalılık süresinin yalnızca SGK kayıtları üzerinden değerlendirilemeyeceğine hükmetti.
Kararda, akrabalık ilişkisinin tek başına tanık beyanının geçersiz sayılması için yeterli olmadığı belirtildi. Karar, özellikle geçmişteki çalışmalarının SGK kayıtlarına eksik yansıtıldığını iddia eden vatandaşlar açısından önem taşıyor.
EYT’yi Kaçıranlar İçin Kritik Karar
EYT düzenlemesinden yararlanabilmek için gerekli şartları kıl payı kaçıran bazı vatandaşlar, eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespit edilmesi amacıyla yargı yoluna başvuruyor.
Yargıtay'ın son kararı da bu kapsamda dikkat çekti. Dava konusu olayda bir işçinin geçmişteki çalışma süresinin SGK kayıtlarına eksik yansıtıldığı iddiası mahkemeye taşındı.
23 Yıllık Çalışmasının Eksik Bildirildiğini İddia Etti
Bir üretim tesisinde 1994 yılında çalışmaya başlayan M.D., 2017 yılında hastaneye gittiğinde sigortasının yatırılmadığını öğrendi.
Bunun üzerine iş sözleşmesini fesheden M.D., iş mahkemesine başvurdu. Davacı; maaş bordrolarının asgari ücret üzerinden düzenlendiğini, ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğunu ve kıdem ile ihbar tazminatlarının yanı sıra fazla çalışma ve yıllık izin ücretlerinin de kendisine ödenmediğini ileri sürdü.
İşveren ise davacının SGK'ya bildirilen asgari ücret üzerinden çalıştığını, 2017 yılında istifa ettiğini ve işlerin azalması nedeniyle uzun süredir sezonluk çalıştığını savunarak davanın reddini istedi.
Yerel Mahkeme Davayı Kısmen Kabul Etti
Yerel mahkeme, davacının işyerinde 23 yıl 2 ay kesintisiz çalıştığını değerlendirerek iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine ve kıdem tazminatına hak kazandığına karar verdi.
Mahkeme ayrıca ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarına ilişkin taleplerin de yerinde olduğunu belirterek davayı kısmen kabul etti.
Ancak kararın istinafa taşınmasıyla birlikte süreç davacı aleyhine değişti.
Bölge Adliye Mahkemesi SGK Kayıtlarını Esas Aldı
Bölge Adliye Mahkemesi, SGK kayıtlarına göre değerlendirme yaptı ve çalışma süresinin ispatının davacıya ait olduğunu belirtti.
Yazılı delil bulunmadığı durumda yalnızca tanık beyanları üzerinden sonuca gidilemeyeceğini değerlendiren mahkeme, davacının tanıklarının akrabaları olduğuna da dikkat çekti.
Bu nedenle SGK kayıtlarının esas alınması gerektiğine karar verildi. Kayıtlara göre davacının 13 yıl 2 ay 25 günlük kesintili çalışması bulunduğu kabul edildi.
Yargıtay Akraba Tanıklar İçin Önemli Değerlendirme Yaptı
Dosyanın Yargıtay'a taşınmasının ardından 9. Hukuk Dairesi önemli bir değerlendirmede bulundu.
Yargıtay, davacının kardeşi olan tanığın da aynı işyerinde uzun süre çalıştığını ve davacının işe başlangıç tarihine ilişkin bilgi verdiğini dikkate aldı.
Kararda, tanığın davacıyla akraba olmasının tek başına beyanının geçersiz kabul edilmesi için yeterli olmadığı vurgulandı.
01 Mayıs 1994 - 31 Ocak 2006 Arası Kesintisiz Çalışma Kabul Edildi
Yargıtay, dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacının 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.
Daha sonraki çalışma dönemleri bakımından ise SGK kayıtlarının esas alınması gerektiği belirtildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi.
Karar EYT’liler İçin Ne Anlama Geliyor?
Karar, SGK kayıtlarında eksik veya hatalı görünen çalışma sürelerinin mahkeme yoluyla tespit edilmesi bakımından önem taşıyor.
Özellikle sigorta başlangıç tarihi veya prim günleri geçmişteki çalışmaların SGK'ya eksik bildirilmesi nedeniyle değişebilecek kişiler açısından bu tür kararlar önem taşıyabiliyor.
Ancak karar, tüm EYT'lilerin otomatik olarak emekli olacağı anlamına gelmiyor. Çalışma süresinin ve sigortalılığın tespiti için her olayın kendi delilleri ve koşulları kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor.