Çalışma hayatında yıllık izinlerin nasıl kullanılacağı konusunda işçi ve işverenleri ilgilendiren önemli bir karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nden geldi. Yaklaşık 9 yıl boyunca gümrük müşavir yardımcısı olarak çalışan bir personelin açtığı dava üzerinden verilen karar, kısa süreli yıllık izinlerin kıdem tazminatı açısından hangi koşullarda haklı fesih gerekçesi oluşturabileceğine ilişkin önemli bir ayrıntıyı ortaya koydu.
Davada işçi, yıllık izinlerini istediği şekilde kullanamadığını ve kendisine bir defada en fazla 6 gün izin verildiğini ileri sürerek işten ayrıldı. Ardından kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve prim alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açtı.
İşçi Yıllık İzinlerinin Bölündüğünü Öne Sürdü
Yaklaşık 9 yıl aynı işyerinde gümrük müşavir yardımcısı olarak görev yapan çalışan, yıllık izinlerini istediği şekilde kullanamadığını iddia etti.
Çalışana bir seferde en fazla 6 gün izin verildiğini belirten işçi, kullanamadığı izinlerin karşılığının da kendisine ödenmediğini ileri sürdü.
Bu gerekçelerle iş sözleşmesini sona erdiren çalışan; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve prim alacaklarının tahsili amacıyla mahkemeye başvurdu.
İlk Mahkeme Çalışanı Haklı Buldu
Davayı inceleyen İş Mahkemesi, çalışanın toplam 82 günlük yıllık izin hakkı bulunduğunu tespit etti.
Mahkeme, çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine karar verdi.
Bu doğrultuda çalışanın;
Kıdem tazminatı talebini,
Yıllık izin ücreti talebini
kabul etti.
Çalışanın prim alacağına ilişkin talebi ise mahkeme tarafından reddedildi.
İşverenin karara yaptığı itirazın istinaf aşamasında reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay'a taşındı.
Yargıtay Kararı Bozdu
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinden farklı bir değerlendirme yaptı.
Yüksek Mahkeme, dosyadaki yıllık izin belgelerinde 10 günden kısa süreli izinler bulunduğuna dikkat çekti.
Ancak yapılan incelemede bu izinlerin çalışanın kendi talebi ve rızası doğrultusunda bölünerek kullanıldığı sonucuna ulaşıldı.
İşverenin İzin Vermediği İspatlanamadı
Yargıtay kararında kritik noktalardan biri de çalışanın daha uzun süreli yıllık izin kullanmak istediğini ancak işverenin buna izin vermediğini ispatlayamaması oldu.
Yüksek Mahkeme, çalışanın daha uzun süre izin kullanma talebinde bulunduğunu ve işverenin bu talebi reddettiğini ortaya koyacak yeterli bir ispat bulunmadığına dikkat çekti.
Bu nedenle yalnızca yıllık izinlerin 10 günden kısa sürelerle kullanılmış olması, somut olayda işveren açısından haklı fesih sonucunu doğurmadı.
Kıdem Tazminatı Talebi Reddedilecek
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışanın gerçekleştirdiği feshin haklı nedene dayanmadığına hükmetti.
Bu nedenle çalışanın kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine karar veren Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozdu.
Karar, yıllık izinlerin kısa sürelerle kullanılması konusunda önemli bir ayrıntıyı da ortaya koydu.
10 Günden Kısa İzin Tek Başına Kıdem Tazminatı Gerekçesi Değil
Yargıtay'ın kararına göre yıllık iznin 10 günden kısa sürelerle kullanılmış olması tek başına işçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmesi ve kıdem tazminatı talep etmesi için yeterli olmayacak.
Özellikle izinlerin çalışanın kendi talebi ve rızasıyla kısa süreler halinde kullanıldığı durumlarda bu izinler geçerli kabul edilebilecek.
Buna karşılık işçi, daha uzun süreli yıllık izin kullanmak istediğini ve işverenin bu talebi reddettiğini ileri sürüyorsa, bu iddiasını ispatlaması önem taşıyacak.
Dolayısıyla karar, her kısa süreli yıllık iznin otomatik olarak geçerli olduğu veya her durumda kıdem tazminatı hakkının bulunmadığı anlamına gelmiyor. Somut olayda izinlerin nasıl kullanıldığı, işçinin talebi ve rızası ile işverenin tutumu birlikte değerlendirilecek.