Doğu Akdeniz’de son günlerde sosyal medyada yayılan “7 ve üzeri büyüklükte deprem olacak” iddiaları kamuoyunda endişe oluştururken, İskenderun Teknik Üniversitesi’nden (İSTE) Prof. Dr. Semir Över konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Över, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade ederek bölgedeki asıl riskin farklı bir fay hattında bulunduğunu açıkladı.
“7 Ve Üzeri Deprem Beklentisi Doğru Değil”
Prof. Dr. Semir Över, Doğu Akdeniz için dile getirilen büyük deprem senaryolarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bu bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisi doğru değil. Bölgede farklı bir risk bulunmamaktadır. Adana’nın güneyinde Karataş ile Osmaniye arasında uzanan Karataş-Osmaniye fayı var, bu fay uzun süredir büyük deprem üretmedi, burada bir deprem beklenmektedir, ancak zamanına ilişkin kesin bir tarih verilemez.”
Över, sosyal medyada dolaşan iddiaların bilimsel verilerle örtüşmediğini vurguladı.
Asıl Risk Karataş-Osmaniye Fayında
Uzman isim, bölgedeki gerçek riskin Adana’nın güneyinden Osmaniye’ye uzanan Karataş-Osmaniye fay hattında bulunduğunu belirtti. Bu fayın uzun süredir büyük bir deprem üretmediğini ifade eden Över, bu nedenle dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Ayrıca bu fayın üretebileceği depremin büyüklüğüne ilişkin de bilgi veren Över, şu değerlendirmede bulundu:
“Söz konusu fayın üretebileceği depremin büyüklüğü de yaklaşık 6 ile 6.6 arasında olabilir.”
2023 Depremleri Hatırlatıldı
6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin Çelikhan’dan Türkoğlu üzerinden Amik Ovası’na uzanan hattı kırdığını hatırlatan Över, bu kırılmanın Doğu Anadolu fay zonu üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
Fayın İskenderun Körfezi’ne uzandığına dair bazı görüşlerin bulunduğunu ancak bunun tek bir model olduğunu ifade eden Över, yapılan çalışmaların bu görüşü desteklemediğini söyledi.
“Depremin Etkisi Yapı Kalitesine Bağlı”
Depremin etkisinin büyüklükten ziyade yapı kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Över, şu ifadeleri kullandı:
“Depremin yıkıcılığı doğrudan yapı kalitesine bağlı, özellikle 2023 depremlerinde hasar gören ve güçlendirilmemiş binalar risk taşımaktadır. Depreme dirençli yapılar inşa etmek zorundayız. Güvenli şehirler ancak sağlam yapı stokuyla mümkündür.”