Tapu kayıtlarının hukuki niteliği ve kimlerin bu kayıtlara erişebileceği konusu, hukuk dünyasında yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Ceza hukukçusu İzzet Özgenç ile AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya arasında farklı yorumlar dikkat çekti.
“Tapu sicili herkese açıktır” görüşü
Prof. Dr. İzzet Özgenç, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada tapu sicilinin hukuken “aleni” olduğunu savundu. Özgenç’e göre, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan bu ilke gereği tapu kayıtlarına erişim ve bu bilgilerin paylaşılması tek başına suç teşkil etmiyor.
Özgenç, bir bilginin suç sayılabilmesi için hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmesi gerektiğini vurgulayarak, tapu bilgilerinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
“İlgisini ispat eden erişebilir” yorumu
Av. Ali Özkaya ise bu yaklaşımın eksik olduğunu belirtti. Özkaya’ya göre Türk Medeni Kanunu’nun 1020. maddesi yalnızca “herkese açık” ifadesinden ibaret değil.
Özkaya, kanunun aslında “ilgisini inanılır şekilde ortaya koyan kişilere” inceleme hakkı tanıdığını vurgulayarak, herkesin herhangi bir taşınmazın kaydına sınırsız erişim sağlayamayacağını ifade etti.
Bu kapsamda, tapu kayıtlarına erişim için:
- Meşru bir ilgi bulunması
- Bu ilginin ispat edilmesi
gerektiği belirtiliyor.
Yargıtay kararı tartışmayı güçlendirdi
Konuya ilişkin dikkat çeken bir örnek de Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından verilen karar oldu. 2025 yılında verilen bir kararda, başkasına ait ada ve parsel bilgilerinin paylaşılması “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçu kapsamında değerlendirildi ve hapis cezası onandı.
Tartışma neyi gösteriyor?
Uzman görüşleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde, tapu sicilinin “aleni” olması mutlak ve sınırsız bir erişim anlamına gelmiyor.
Hukuki çerçevede:
- Tapu kayıtları prensipte açıktır
- Ancak erişim şartlı ve gerekçeye bağlıdır
- Keyfi sorgulamalar hukuki risk doğurabilir