Mehmet Nuri Ersoy, Kanada’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk resmi kültür varlığı iadesini kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamada, Osmanlı dönemine ait eserlerin ana vatanına geri getirildiği belirtildi.
Osmanlı Dönemine Ait Eserler Türkiye’ye Getirildi
İade kapsamında 17 ile 19. yüzyıllar arasına tarihlenen;
- 7 adet el yazması sayfa
- 2 adet nadir matbu eser sayfası
- 2 adet modern hat çalışması
Kanada’nın başkenti Ottawa’da Türkiye’ye teslim edildi.
İlk Resmi İade Olarak Kayda Geçti
Bu gelişme, Kanada ile Türkiye arasında gerçekleştirilen ilk resmi kültür varlığı iadesi olarak kayıtlara geçti.
Kanada Federal Mahkemesi tarafından alınan karar doğrultusunda eserlerin Türkiye’ye ait olduğu tescillendi ve iade süreci tamamlandı.
Teslim Töreni Ottawa’da Yapıldı
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre eserler, Ottawa’da bulunan Kanada Koruma Enstitüsü’nde düzenlenen törenle teslim edildi.
Eserleri, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Kanadalı yetkililerden teslim aldı.
Uluslararası Hukuk Açısından Emsal Niteliğinde
İade sürecinin, 1970 UNESCO Sözleşmesi kapsamında uluslararası iş birliğinin önemli bir örneği olduğu belirtildi.
Kararın, kültür varlıklarının korunmasına yönelik küresel dayanışmayı güçlendiren bir gelişme olduğu ifade edildi.
Eserlerin Özellikleri Açıklandı
İade edilen eserlerin Arapça ve Osmanlı Türkçesi metinler içerdiği, fıkıh, tasavvuf, tarih ve edebiyat alanlarında önemli bilgiler barındırdığı bildirildi.
Yapılan incelemelerde bazı sayfaların özgün ciltlerinden koparıldığı ve bazı varaklara sonradan minyatür eklendiği tespit edildi. Bu müdahalelerin ticari amaçlı olduğu, ancak eserlerin kültür varlığı niteliğini koruduğu belirtildi.
Kaçırılma Süreci Nasıl Ortaya Çıktı?
Eserlerin Ocak 2024’te İstanbul’dan Vancouver’a götürülmek istendiği sırada Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı tarafından tespit edildiği açıklandı.
Sürecin ardından Kanada Miras Bakanlığı ile Türkiye arasında resmi temas kurularak teknik ve hukuki süreç başlatıldı. Türkiye’nin sunduğu bilimsel raporlar ve belgeler doğrultusunda mahkeme iade kararı verdi.
Bu gelişme, yalnızca tarihi eserlerin geri kazanılması değil, aynı zamanda uluslararası iş birliğinin geldiği noktayı göstermesi açısından da önemli bir adım olarak değerlendirildi.