Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından ağustos ayında Mekke’de imzalanan anlaşma, Türkiye’nin savunma alanındaki uluslararası iş birliği gündeminde yeni bir aşamaya taşındı. Anlaşmanın Meclis sürecinin tamamlanması, tarafların üstlendiği taahhütlerin hukuki açıdan yürürlüğe girmesi bakımından önem taşıyor.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM Gündeminde
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, onay sürecinin başlatılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu.
Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca, bu nitelikteki uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için TBMM tarafından bir kanunla uygun bulunması gerekiyor. Dolayısıyla anlaşmanın Meclis Genel Kurulunda kabul edilmesi, Türkiye açısından hukuki sürecin önemli aşamalarından birini oluşturacak.
Anlaşmanın tam metni henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Anlaşmada Ortak Savunma Taahhüdü Öne Çıkıyor
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın temel unsurlarından biri, taraf ülkelerden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngören ortak savunma taahhüdü olarak aktarılıyor.
Anlaşmanın savunma sanayisi ve askerî iş birliği alanlarında da çeşitli başlıkları kapsadığı belirtiliyor. Bu kapsamda öne çıkan konular şöyle:
İnsansız hava araçları
Mühimmat
Ortak üretim
Teknoloji transferi
Askerî tatbikatlar
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın niteliğine ilişkin değerlendirmesinde paktın bir saldırı değil, savunma ittifakı olduğunu ifade etmişti. Fidan, Türkiye’nin başka bir ülkenin toprağına asker göndererek orada saldırı gerçekleştirmeyeceğini belirtmişti.
MSB’den Askerî Destek İçin TBMM Onayı Açıklaması
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 15 Ekim’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türkiye’nin Suudi Arabistan’a sağlayabileceği askerî desteğe ilişkin soruları yanıtlamıştı.
Aktürk, sürecin Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütüleceğini vurgulamıştı. Sözcü, anlaşmanın TBMM tarafından uygun bulunması ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışına gönderilmesi için gerekli yetkilendirme süreçlerinin tamamlanması gerektiğini ifade etmişti.
Bu açıklama doğrultusunda, anlaşmanın Meclis tarafından uygun bulunması tek başına bütün askerî görevlendirmelerin otomatik olarak gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Yurt dışına asker gönderilmesine ilişkin gerekli yetkilendirme süreçlerinin de tamamlanması gerekiyor.
Türkiye’nin Sağlayabileceği Askerî Katkı Nasıl Belirlenecek?
MSB Sözcüsü Aktürk, Türkiye’nin sağlayabileceği askerî kuvvet ve kabiliyetlerin kapsamının henüz kesinleşmiş bir çerçeve olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden bir açıklama yaptı.
Aktürk’e göre olası askerî katkının kapsamı şu unsurlar dikkate alınarak yetkili makamlar tarafından belirlenecek:
Suudi Arabistan’ın ihtiyaç ve talepleri
Sahadaki gelişmeler
Operasyonel gereksinimler
Taraflar arasındaki mutabakat
Bu nedenle Türkiye’nin anlaşma kapsamında hangi askerî unsurları sağlayacağı ve olası bir görevlendirmenin kapsamı, ilgili süreçlerin tamamlanması ve yetkili makamların değerlendirmeleri sonucunda netleşecek.