İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından İstanbul'un hava kalitesine yönelik gerçekleştirilen araştırmada, temmuz ayına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Kent genelinde partikül madde kirliliğinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7 oranında azaldığı belirlendi.
Prof. Dr. Hüseyin Toros liderliğinde gerçekleştirilen çalışmada, İstanbul'un farklı bölgelerinde bulunan hava kalitesi ölçüm istasyonlarının verileri incelenirken, kirliliğin en yüksek ve en düşük olduğu noktalar da ortaya çıktı.
26 İstasyonun Verileri İncelendi
Araştırma, İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros'un liderliğinde gerçekleştirildi.
Çalışmada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) ait hava kalitesi ölçüm istasyonlarından alınan veriler kullanıldı.
2025 ve 2026 yıllarının temmuz aylarına ait veriler karşılaştırılarak havadaki partikül madde (PM10) oranları analiz edildi.
İstanbul Genelinde Kirlilik Geriledi
26 ölçüm istasyonunun verilerine göre İstanbul'da temmuz ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması metreküp başına 29,77 mikrogram olarak ölçüldü.
Geçen yılın aynı döneminde ise bu değer 32,04 mikrogram seviyesindeydi.
Böylece İstanbul genelindeki partikül madde kirliliğinde yıllık bazda yaklaşık yüzde 7 oranında düşüş kaydedildi.
Ancak kent genelindeki ortalama iyileşmeye rağmen istasyonlar arasında önemli farklılıklar bulunduğu görüldü.
En Kirli Hava Sultangazi’de Ölçüldü
Temmuz ayında partikül madde kirliliğinin en yüksek ölçüldüğü nokta Sultangazi 3 istasyonu oldu.
Bu istasyonda partikül madde konsantrasyonu metreküp başına 56,66 mikrogram olarak ölçüldü. Böylece Sultangazi 3, İstanbul ortalamasının oldukça üzerinde bir değerle en yüksek kirliliğin görüldüğü istasyon olarak kayıtlara geçti.
Sultangazi 3'ün ardından en yüksek değerler şu istasyonlarda ölçüldü:
- Kağıthane 1: Metreküp başına 55,31 mikrogram
- Sultangazi 2: Metreküp başına 51,41 mikrogram
Bu bölgeler temmuz ayında İstanbul'da partikül madde kirliliğinin en yoğun hissedildiği noktalar arasında yer aldı.
Kandilli En Temiz Hava Ölçülen Bölge Oldu
Araştırmada hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon ise Kandilli 1 oldu.
Kandilli'deki partikül madde konsantrasyonu metreküp başına 14,14 mikrogram olarak belirlendi. Bu değerle Kandilli, temmuz ayında İstanbul'un en düşük partikül madde seviyesine sahip noktası oldu.
En düşük kirlilik değerlerinin görüldüğü diğer istasyonlar ise Anadolu Yakası'nda yer aldı.
Üsküdar 1 istasyonunda partikül madde seviyesi metreküp başına 15,75 mikrogram, Ümraniye 1 istasyonunda ise 16,15 mikrogram olarak ölçüldü.
17 İstasyonda Kirlilik Azaldı
Araştırma kapsamında değerlendirilen 26 istasyonun 17'sinde partikül madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yılın aynı dönemine göre azaldığı belirlendi.
Buna karşılık 9 istasyonda kirlilik oranının arttığı tespit edildi.
Bu sonuçlar İstanbul genelinde düşüş eğiliminin hakim olduğunu gösterirken, bazı bölgelerdeki artışlar nedeniyle kirliliğin kent genelinde aynı şekilde değişmediği de ortaya konuldu.
Sarıyer’de Kirlilik Yüzde 76,37 Arttı
Temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla hava kirliliğinin en fazla arttığı istasyon Sarıyer oldu.
Sarıyer'deki partikül madde kirliliği yüzde 76,37 oranında yükseldi.
Sarıyer'i yüzde 64,51 artışla Kumköy takip etti.
Kirlilikteki artışlara rağmen bazı bölgelerde önemli iyileşmeler de kaydedildi. Geçen yıla göre en büyük düşüş yüzde 46,76 ile Ümraniye 1 istasyonunda gerçekleşti.
Ümraniye 1'i yüzde 40,95 düşüşle Üsküdar 1, yüzde 40,21 düşüşle Yenibosna izledi.
Prof. Dr. Toros’tan Hava Kalitesi Değerlendirmesi
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul genelinde partikül madde konsantrasyonunda görülen gerilemenin hava kalitesi ve insan sağlığı açısından sevindirici olduğunu belirtti.
Toros, hava kirliliğindeki düşüşün yalnızca tek bir faktörle açıklanamayacağını ifade etti. Ulaşım kaynaklı emisyonların azaltılması, sanayi alanında alınan çevresel önlemler, yakıt kalitesindeki iyileşmeler ve uygun meteorolojik şartların birlikte etkili olduğu değerlendirildi.
Bölgesel Kirlilik İçin Özel Tedbir Çağrısı
Kent genelindeki ortalama düşüşe rağmen bazı ölçüm noktalarında kirliliğin arttığına dikkat çeken Toros, bölgesel kirlilik kaynaklarının devam ettiğini ve bu bölgelerde özel önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
Hava kalitesindeki iyileşmenin kalıcı hale gelmesi için ulaşım, sanayi, enerji kullanımı ve şehirleşme süreçlerinde çevre dostu politikaların kararlılıkla uygulanmasının önemine dikkat çekildi.
Toros ayrıca bireysel katkıların da hava kalitesinin korunmasında önemli olduğunu belirterek vatandaşlara toplu taşıma kullanılması, enerji tüketiminde tasarrufa gidilmesi ve yeşil alanların korunması çağrısında bulundu.
Kalıcı ve sürdürülebilir temiz hava için hem kamu politikalarının hem de bireysel davranışların birlikte önem taşıdığı ifade edildi.