Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi için ateşe benzin dökenlere inat biz ateşe su taşıyoruz. Samimi bir mücadele veriyoruz. Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın kimsenin önemsemediği, artık kimsenin umursamadığı açıklamaları takip ediyoruz.
Böyle bir dönemde hala polemik peşinde koşan, bize sataşan bu zatı aziz milletimin ferasetine havale ediyorum.
Savaşın ekonomimize etkisini en aza indirmek için her türlü adımı atıyoruz.
Birçok başlıkta belirsizlikler var. Bu tür kaotik durumlara hazırlıksız yakalanan ekonomiler için tehdit, hazırlıklı olanlar için yönetilebilen krizlerdir. Biz belirsizliği yönetebilme kabiliyetine sahibiz.
Geçmişte pek çok krizden yara alarak değil güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz bu alanda ciddi bir deneyime sahip. Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz, sağlam sermaye yapısı ve güçlü likidite sistemi ile her türlü riski bertaraf ediyoruz.
28 Şubat'tan bu yana döviz ve TL likiditesi için gerekli tedbirleri aldı. SPK ve Borsa İstanbul; piyasaların güvenli işleyişi için düzenlemeleri hayata geçirdi. Petrol ve doğalgazdaki ani yükselişe rağmen dezenflasyon için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Vatandaşlarımızı korumak için eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldık.
Alternatif ülkelerden ÜRE temin edilmesi için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Tarımsal üretim ve gıda arzı konusunda bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz.
Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi için denetimleri yoğunlaştırdık.AB, son taslakla AB menşei şartının gümrük birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini bildirdi. Bunu doğru bir adım olarak görüyoruz.