Gezi Parkı eylemlerine sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla yargılanan, 248 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ayşe Barım hakkında savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. İddianamede 22–30 yıl hapis istenirken, duruşma savcısı suç vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etti; davanın karar duruşması yarın yapılacak.
Gezi Parkı eylemlerinde sanatçıları yönlendirdiği suçlamasıyla tutuklanan ve tutukluluğunun 248. gününde tahliye edilen menajer Ayşe Barım hakkında savcılık esas hakkında mütalaasını sundu.
Soruşturma savcısı iddianamede, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme" iddiasıyla ceza istese de duruşma savcısı, Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırırmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Savcılık mütalaasında, Ayşe Barım’ın 12 yıl önceki Gezi Parkı eylemlerinde sanatçılar üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu, süreci sosyal medya ve sahada yönettiği, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna iştirak ettiğini ileri sürüldü.
“Gezi Eylemleri Planlı Ve Sistemli Yürütüldü”
Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı şekilde yürütüldüğü savunuldu. Sanık Ayşe Barım’ın, halkın sempati duyduğu ve kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi.
Barım’ın, Gezi Parkı ana aktörleriyle öncesinde herhangi bir iletişim kaydının bulunmadığı, ancak eylemlerin hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli şekilde irtibat kurduğu, bu görüşmelerin tesadüfi olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
“Yargıtay Kararı Da Dikkate Alındı”
Mütalaada, Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora ve Çiğdem Mater Utku ile birlikte hareket ettiği iddia edilen Barım’ın, Gezi Parkı olaylarında sanatçılar camiası adına aktif planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas, 2023/6359 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak, eylemlerin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğu belirtildi.
Davanın karar duruşması ise yarın görülecek.