2 Şubat 2026 kabine kararları açıklanıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunuyor. İşte haberin detayları...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Değerli arkadaşlar, göreve gelirken ülkemizi her alanda kalkındıracağımızı, yurdumuzu daha emniyetli, daha huzurlu, daha müreffeh, daha bayındır hâle getireceğimizi, Türkiye’nin itibarını uluslararası alanda artıracağımızı ifade etmiştik. Hangi makamda olursak olalım, hiçbir ayrım yapmadan Türkiye için aşkla koşacağımızın sözünü vermiştik.

Allah’a hamdolsun, 23 yıldır milletimize olan ahdimize sadık kalıyoruz. 86 milyonun her bir ferdine hizmetkârlık ediyoruz. Aşkla koşuyor, “aşkına koşan yorulmaz” diyoruz.

Ana muhalefet partisi gibi "Atam izindeyiz" deyip, yılın tamamında izin yapan, keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye'yi ihya etmenin samimi gayreti içerisindeyiz. Son Kabine Toplantımızdan bu yana çalışmalarımızı devam ettirdik. Bugünkü toplantımızda alınan kararlara geçmeden evvel bu çalışmaları sizlerle paylaşmak istiyorum.

"SURİYE VE İRAN'I YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"

Son kabine toplantımızdan bu yana da millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla sürdürdük. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürüyoruz.

AYDIN'A ŞEHİR HASTANESİ

Ege’nin incisine çok ama çok yakışan Aydın Şehir Hastanemizin de kurdelesini keserek Aydınlı vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Eğitim ve araştırma hastanesi olarak da faaliyet gösterecek 1.300 yataklı hastanemizin bünyesinde tam 465 poliklinik ve 34 ameliyathane bulunuyor.

Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firmasıyla ikinci sırada yer alıyoruz.

Nijerya Cumhurbaşkanı Sayın Tinubu ve heyetini Külliyemizde ağırladık. 21. yüzyılın yükselen yıldızı olan Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz her alanda güçleniyor. Kıtadaki büyükelçilik sayımızı 44’e çıkardık. Hedefimiz ise 50. Ankara’da bugün 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği faaliyet gösteriyor.

300 milyon nüfusa, 4,5 milyon kilometrekarelik bir alana ve 2 trilyon dolarlık ekonomik hacme ulaşan Türk dünyası, çok ciddi bir gücü ve potansiyeli temsil etmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında hayata geçirdiğimiz projelerle bu devasa potansiyeli en güzel şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz.

2026 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi’ne Türkiye’de ev sahipliği yapacağız. Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in 29 Ocak’taki ziyareti bu bakımdan ayrıca anlamlıydı.

Güçlü stratejik işbirliği konseyimizin dördüncü toplantısını Şevket kardeşimle birlikte gerçekleştirdik ve 10 yeni anlaşma imzaladık. Özbekistan’la ikili ticaret hacmimizi son 10 yılda tam 3 kat artırdık. 5 milyar dolarlık yeni hedefimize de inşallah yakında ulaşacağız.

68 MİLYAR DOLAR TURİZM HEDEFİ

2026 yılında hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefe ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız.

Şunu her bir vatandaşımın, özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim: Hükümet olarak üretenin, ihracat yapanın, istihdam sağlayanın yanındayız. İmalat sanayimizi güçlü şekilde desteklemeye devam ediyoruz.

YENİ KREDİ PAKETİ

Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık, 100 milyar lira büyüklüğünde, uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz.

6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkânı sunulacak bu pakette, finansman maliyet oranları piyasa şartlarının altında olacak. Yeni kredi paketimiz hayırlı uğurlu olsun.

"SURİYE HALKI BARIŞ İÇİNDE YAŞAMALI"

Yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. “Orta Doğu bataklığı” dediler. “Bize ne Suriye’den” dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç içe geçtiğini görmek, bu gerçeği kabullenmek istemediler.

12,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmeleri doğru okuyamayanlar, bugün de aynı çizgide politika yapmaya, söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son üç haftada bir kez daha şahit olduk.

Başta ana muhalefet partisi olmak üzere, Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı. Bu kardeşlik sınavında yine sıfır çektiler.

Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak, insanları ayrıştırarak, bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha çuvalladılar.

Türkiye, Suriye yönetimiyle yakın iş birliği hâlinde her türlü insani yardımda bulunuyorken; gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, uzlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken son derece sert ifadelerle ülkemize itiraz ettiler.

Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum: Biz bölgemizin her tarafında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan ve toplumsal barıştan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma varsa, savaş varsa; bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz.

Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz. Yanı başımızda sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil; Arap, Kürt, Türkmen, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir komşu görmek istiyoruz.

"SORUNUN KAN DÖKÜLMEDEN ÇÖZÜLMESİ SON DERECE ÖNEMLİ"

Bizim mücadelemiz, önce Suriye’de, ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti altına alan her adım bizim için makul ve makbuldür.

Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden, tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi son derece önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz.

Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz, bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil; huzurla, barışla, kalkınma ve refahla yazılmasıdır.

Her kim bu süreci dinamitlemeye kalkışırsa, kim bu süreci hedef alırsa, bunun altında kalacaktır. Bugün ya da gelecekte, ne uğruna olursa olsun, terörden medet umanlar ve teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan, anlaşmanın ruhuna uygun şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Haber Haberleri