Milyonlarca vatandaşın yakından takip ettiği haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından ekonomist ve YENİÇAĞ yazarı Selçuk Geçer, YouTube kanalında yayımladığı "Altın Kırıp Geçirecek" başlıklı programında ekonomi gündemini değerlendirdi. Enflasyon rakamlarından emekli maaşlarına, Merkez Bankası rezervlerinden altın piyasasına kadar birçok konuda görüşlerini paylaşan Geçer, özellikle altın fiyatlarına ilişkin tahminleriyle dikkat çekti.
Enflasyon Ve Emekli Maaşlarına Sert Eleştiri
Haziran ayı enflasyon verilerini değerlendiren Selçuk Geçer, aylık enflasyonun yüzde 0.99 olarak açıklanmasına tepki gösterdi.
Programında şu ifadeleri kullandı:
"Nihayetinde enflasyon rakamları açıklandı. Aynen tahmin ettiğimiz gibi enflasyon geriledi. yüzde 0.99'la yüzde 1'in de altına düştü aylık enflasyon. Ne rastlantıdır ki tam da emekli memur ve memur emeklilerine yapılacak maaş zammının açıklanacağı aylarda enflasyon düşüyor."
Geçer, açıklanan verilere göre en düşük emekli maaşının 23.552 TL olduğunu hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
"Hem emeklilere hem de memurlara en düşük limitten zamlar yapılacak. Diğer yandan enflasyonun ortaya çıkmasıyla birlikte en düşük emekli maaşı da belli oldu. 23.552 lira artık en düşük emekli maaşı, alan emekliler bunu bozdur bozdur harcarlar. Çünkü açlık sınırının neredeyse bu zamlı haliyle bile 12.000 TL altında kalan bir emekli maaşından bahsediyoruz. Türkiye ekonomisini net bir çöküşe doğru sürüklüyorlar."
Merkez Bankası Rezervleri Ve Döviz Mevduatlarını Değerlendirdi
Geçer, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervleri ile döviz mevduatlarındaki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervleri geldi. Rezervler yeniden rezalete dönmeye başlıyor. Hani diyordu ya Mehmet Şimşek, 'Rezerv biriktiriyoruz, enflasyon düşürüyoruz.' Hem enflasyon düşmüyor, bakmayın siz son gelen rakama, tekrar yükseliş eğilimini görürüz şu zamlar bir açıklansın önce. Brüt rezervler 149 milyar dolara gerilemiş durumda. Net rezervler swap hariç net rezervlerse 28 milyar dolara kadar geldi. Düşünün 200 milyar dolarlık reel sektör döviz açığı ve 200 milyar doların üzerindeki kısa vadeli dış borç ihtiyacını siz 28 milyar dolarlık swap hariç net rezervlerle karşılayacaksınız ve döviz kurunu buralarda tutacaksınız."
Döviz mevduatlarındaki gerilemeye ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
"İşiniz çok zor diyorum. Yabancılar yüksek faizi alıp sabit kurdan tekrar dolara dönebilmek için şimdilik baskılama işlemine yardımcı oluyorlar. Ama yarın öbür gün bu işten sıkıldıklarında muhtemelen kuru inanılmaz bir şekilde yukarıya doğru itmeye başlayacaklar. Bu arada döviz mevduatları 1 milyar 110 milyon dolar düştü. Gerçek kişilerin döviz mevduatları 790 milyon dolar daha düşmüş durumda. Bunu dolara talep azalıyor diye pazarlamaya çalışanlar var. Hayır işin gerçeği o değil arkadaşlar. Gerçek kişiler bankalarda dövizlerini tutmak istemiyorlar. Paralarını hızla yastık altına kaçırıyorlar veya altına, gümüşe kayıyorlar. Kimsenin Türk lirasına dönüp faize para yatırdığı falan yok."
Fitch Raporuna Dikkat Çekti
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Türkiye değerlendirmesine de değinen Geçer, finans sektörüne yönelik beklentilerin olumsuz yönde revize edildiğini söyledi.
Programında şu ifadeleri kullandı:
"Fitch’in Türkiye ile ilgili özellikle üç sektörle ilgili açıklamasına gelelim. Dedi ki Fitch; banka, banka dışı finansal kuruluşlar ve sigorta şirketlerinin faaliyet koşulları kötüleşti. Zayıflayan makroekonomik beklentiler, faiz oranlarının beklenenden daha uzun süre yüksek kalacak olması ve yurt içindeki siyasi baskılar nedeniyle bu sektörlerle ilgili beklentimizi nötrden kötüleşiyora çeviriyoruz."
Ekonomide yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Geçer şöyle konuştu:
"Gördüğünüz gibi finansal sektörle ilgili de artık özellikle yabancılar olumsuz bir beklenti içerisine girmeye başladılar. Otomobil pazarı ciddi anlamda daralıyor. Ocak-Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %8.19'luk bir düşüş var. Şirketler patır patır batıyor. Kur her an patlamaya hazır bir bomba. Faizler yüksek seviyesini koruyarak şirketlerin finansmana ulaşmasını engelliyor. İlk 5 ayda 1.2 trilyon liralık faiz gideri var. Londralı tefecilere ödeyeceğimiz bu parayı karşılayabilmek için de mümkün olduğunca vatandaşın ümüğünü sonuna kadar sıkıyorlar. Büyük baba şirketlerin vergileri silinirken KOBİ'lerin vergi borçlarını arttırıyorlar. Benzine, köprüye, otoyola, sağlığa zam yapılıyor. Az yapılan zamlarla maaşımız iyice güdükleşirken alım gücümüz dibe vurduruluyor. Oysa son 3 sene içerisinde adam gibi bir milli ekonomi ve kalkınma politikası uygulansaydı çiftçi, işçi, üretici, sanayici rahat bir nefes almış olurdu."
Altın İçin Yeni Hedefleri Paylaştı
Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeleri değerlendiren Selçuk Geçer, ABD ekonomisindeki istihdam verilerinin Fed üzerinde faiz indirimi baskısını artıracağını savundu.
Konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
"Bizde bunlar olurken dünyada neler oluyor? Amerika'da Fed'in faizleri arttırabileceği söyleniyordu. Ben de size hayır kardeşim, savaş bitiyor, petrol fiyatları hızlı bir şekilde geri çekilecek, enflasyonist baskılar azalırken büyümeyle ve istihdamla ilgili sıkıntılar gün yüzüne çıkacak ve Fed faizleri indirmek zorunda kalacak diyordum. Ufak ufak yeni Fed Başkanı Kevin Warsh'un (Borch) da 'önceliğimiz büyüme, faizleri indirmemiz gerekiyor' açıklamaları yapabileceğini söylüyordum."
ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verilerine de değinen Geçer şöyle devam etti:
"Nitekim işte o günlere gelmiş durumdayız. Amerika'da dün tarım dışı istihdam verisi açıklandı. 113.000 istihdam bekleniyordu, sadece 57.000 istihdam yaratıldı. Piyasada faiz arttırım beklentileri neredeyse sıfırlandı."
Altın ve kripto para piyasalarına ilişkin beklentilerini ise şu sözlerle paylaştı:
"Buna bağlı olarak Bitcoin 58.000 dolardan tekrar 61-62.000 dolarlara attı. Altın 3.970 dolara kadar geri çekilmişti, kendisini tekrar 4.100 doların üzerine attı. Altında yakın zaman içerisinde 5.000 dolar seviyelerini tekrar görürüz demiştik, işte onun ilk adımlarını an itibarıyla görüyoruz."
Ons Altın İçin 10 Bin Dolar Tahmini
Selçuk Geçer, ons altının önümüzdeki süreçte yeni rekor seviyeleri test edebileceğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
"Benim beklentim önce 4.200'ü zorlayıp kırması, ardından 4.500 dolara giden bir ons fiyatı görürüz. 4.500 kırıldıktan sonra hızlıca 5.000 doları görürüz ve 5.000'in üzerine oturduktan sonra yeni hedefine, yani 7.000 dolar ve ardından 10.000 dolara hazırlık yapar. Fed faiz indirirken, Çin gibi merkez bankaları altın almaya devam ederken altının düşmesini beklemek akıllıca değil."
Not: Bu haberde yer alan açıklamalar ilgili ekonomistin değerlendirmelerini içermektedir ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.