Sermaye piyasalarında bazı fonlarda ortaya çıkan kriz sonrasında başlatılan tasfiye ve soruşturma süreci devam ediyor. Finansal İstikrar Komitesi tarafından sorunun belirli fonlarda yoğunlaştığı açıklanırken, 29 Eylül'de Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulmuş ve Devlet Denetleme Kurulu fon işlemlerine yönelik inceleme başlatmıştı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yatırımcıların alacaklarına ilişkin süreç ile gelişmelerin finansal sistem ve reel ekonomiye etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yatırımcılara Ödeme İçin Çalışmalar Sürüyor
Şimşek açıklamasında kurumların sorunlu fonlarla ilgili çalışmalarını koordinasyon içerisinde sürdürdüğünü belirterek yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ve en yüksek düzeyde ödeme yapılabilmesi için gerekli adımların atıldığını ifade etti.
Şimşek, Adalet Bakanlığının da yatırımcıların haklarını korumak ve sorumluluğu bulunanların hesap vermesini sağlamak amacıyla hukuki süreci yürüttüğünü belirtti.
Şimşek’ten Ekonomiye İlişkin Değerlendirme
Bakan Şimşek, açıklamasında küresel koşullar ve savaşa rağmen ekonominin dayanıklılığının devam ettiğini belirtti.
Şimşek'in açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Kurumlarımız, sorunlu fonlarla ilgili çalışmalarını koordinasyon içinde titizlikle sürdürüyor. Yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ve en yüksek düzeyde ödeme yapılabilmesi için gerekli adımlar atılıyor.
Adalet Bakanlığımız, yatırımcıların haklarını korumak ve sorumluluğu bulunanların hesap vermesini sağlamak amacıyla hukuki süreci kararlılıkla yürütüyor.
Zorlu küresel koşullara ve savaşa rağmen ekonomimizin dayanıklılığı devam ediyor.
Yüksek emtia fiyatlarına karşın enflasyondaki düşüş sürüyor. Büyümemiz, ticaret ortaklarımızın yaklaşık 2 katı olup cari açığın milli gelire oranı yüzde 2,6 ile sürdürülebilir seviyededir. Uzun dönem ortalaması yüzde 20 olan brüt dış finansman ihtiyacının GSYH’ye oranı yüzde 16 seviyesinde, brüt dış borcun milli gelire oranı ise yüzde 32 ile uzun dönem ortalaması olan yüzde 44,5’in oldukça altındadır.
Bütçe açığının milli gelire oranı yaklaşık yüzde 3 ile gelişmekte olan ülkeler ortalamasının yarısı, kamu borcunun GSYH’ye oranı ise yüzde 22 ile gelişmekte olan ülkelerin üçte biri düzeyindedir.
Güçlendirdiğimiz makroekonomik temeller ve atılan adımlar, yaşanan gelişmelerin finansal sistem ve reel ekonomiye etkilerinin sınırlı kalmasını sağlayacaktır. Aldığımız tedbirlerle sermaye piyasalarımız daha güçlü, sağlıklı ve dayanıklı bir yapıya kavuşacaktır."