Altın piyasasında dalgalı seyir sürerken, yatırımcıların yakından takip ettiği teknik seviyelere ilişkin yeni değerlendirmeler geldi. İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, altın fiyatlarında 3.950 dolar seviyesinin önemli bir destek noktası olduğunu belirterek, bu seviyenin korunamaması durumunda satışların hızlanabileceği uyarısında bulundu.
Manukyan, piyasalardaki hareketlerin tek bir gelişmeyle açıklanamayacağını, yatırımcıların hem teknik hem de temel dinamikleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
3.950 Dolar Seviyesi Kritik Destek Konumunda
CNBC-e yayınında konuşan Şant Manukyan, altının 3.950 dolar seviyesinin altına sarkması halinde teknik görünümün zayıflayabileceğini söyledi.
Manukyan, bu seviyenin altında satış baskısının artabileceğini ve teknik göstergelerin de düşüşü destekleyebileceğini belirtti.
Altını Sadece Fed Faizleri Etkilemiyor
Şant Manukyan, altın fiyatlarını etkileyen en önemli unsurun yalnızca ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararları olmadığını vurguladı.
Fed'in geçmişte politika faizini yüzde 5 seviyelerine yükselttiği dönemde de altının değer kazandığını hatırlatan Manukyan, mevcut süreçte jeopolitik gelişmeler ile dolar likiditesindeki sıkışıklığın daha belirleyici olduğunu ifade etti.
Jeopolitik Riskler Ve Dolar Likiditesi Öne Çıkıyor
Manukyan'a göre savaş ortamının devam ettiği dönemlerde yatırımcılar güvenli liman olarak dolara yöneliyor. Bu durum ise piyasadaki dolar likiditesine olan talebi artırırken altın rezervleri ve altın pozisyonlarında çözülmelere neden olabiliyor.
Bu nedenle jeopolitik gelişmeler ile küresel likidite koşullarının altın fiyatları üzerinde önemli etkiler oluşturduğu değerlendiriliyor.
Uzun Vadeli Beklentiler Korunuyor
Şant Manukyan, dolar likiditesindeki baskının azalması halinde altın fiyatlarını destekleyen temel dinamiklerin varlığını sürdürdüğünü belirtti.
Ancak son dönemde sosyal medyada dolaşan aşırı iyimser fiyat tahminlerinin yatırımcı beklentilerini yükselttiğini ifade eden Manukyan, bu nedenle olası yükselişlerin önceki dönemlere kıyasla daha sınırlı ve kademeli gerçekleşebileceğini söyledi.