ABD’li Dev Kuruluş Altın İçin Yıl Sonu Rakam Verdi

Altın fiyatlarında yaşanan sert yükselişin ardından piyasalarda yeni hedef seviyeler tartışılmaya başlandı

Altın piyasasında geçen hafta ons başına yaklaşık 300 dolarlık yükseliş yaşanması, değerli metalin gelecekte ulaşabileceği seviyelere ilişkin beklentileri yeniden gündeme taşıdı. Sert yükselişin ardından piyasanın hareketi sindirmesi için bir süre konsolidasyon yaşanabileceği belirtilirken, küresel ekonomik koşulların altını desteklemeye devam ettiği değerlendiriliyor.

ABD merkezli yatırım kuruluşu Catalyst Funds'ın Baş Yatırım Sorumlusu ve Kurucu Ortağı David Miller, Kitco News'e yaptığı değerlendirmede altın fiyatlarının geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Altında Yeni Rekorlar İçin Zaman Gerekiyor

Miller, altının daha önce gördüğü rekor seviyelere yeniden ulaşmasının ve yeni zirveler test etmesinin kısa sürede gerçekleşmeyebileceğine dikkat çekti.

Uzman isme göre kalıcı hükümet bütçe açıkları, yüksek enflasyon baskısı ve merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme eğilimi altını destekleyen temel makroekonomik unsurlar arasında bulunuyor.

Merkez bankalarının varlık çeşitlendirmesi, geleneksel sabit getirili yatırım araçlarının cazibesini azaltırken altının uzun vadeli yatırım aracı olarak önemini korumasına katkı sağlıyor.

Merkez Bankalarının Altın Talebi Önemli Bir Destek Sağlıyor

Jeopolitik ve ekonomik gelişmelerin ülkeleri rezervlerinin ne kadarını dolar cinsinden finansal araçlarda tutacakları konusunda yeniden düşünmeye yönelttiğini belirten Miller, Çin'in de değerli metalin önemli uzun vadeli alıcılarından biri olmaya devam edeceğini ifade etti.

ABD'nin devam eden bütçe açığı harcamalarının yanı sıra merkez bankalarından gelen altın talebinin piyasada güçlü bir taban oluşturabileceğini belirten Miller, 2026 yılı içerisinde altın fiyatlarında orta-yüksek tek haneli oranda bir büyüme görülebileceğini söyledi.

Altında 5 Bin Dolar Hedefi Gündemde

David Miller'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri ise altının uzun vadede ulaşabileceği fiyat seviyesi oldu.

Miller, altının nihayetinde ons başına 5 bin dolar seviyesine yeniden ulaşabileceğini düşünüyor. Ancak yatırımcıların bu seviyenin kısa süre içerisinde görülmesini beklememesi gerektiğini belirten uzman, söz konusu hedefin gerçekleşmesinin zaman alabileceğine işaret etti.

Miller, bu konuda yaptığı değerlendirmede, ons altının 5 bin dolara ulaşmasının iki ila iki buçuk yıl sürebileceğini ifade etti.

Altını Daha Önce Hangi Faktörler Yukarı Taşıdı?

Miller, altının önceki dönemlerde 5 bin dolar seviyesinin üzerine çıkmasını sağlayan çeşitli unsurlar bulunduğunu hatırlattı.

Bu süreçte özellikle faiz oranlarındaki düşüş, spekülatif yatırım talebindeki artış ve merkez bankalarının agresif altın alımları etkili oldu.

Merkez bankalarının altın alımlarındaki ilk dönemki aciliyetin bir miktar azalmasına rağmen, ülkelerin rezervlerini ABD dolarından uzaklaştırarak çeşitlendirme yönündeki yapısal eğilimin devam ettiğini belirten Miller, bu durumun altın açısından uzun vadeli önem taşıdığını söyledi.

Yüksek Bütçe Açıkları Altın İçin Destekleyici Olabilir

Miller'a göre altındaki yükseliş hikayesinin temelinde yalnızca kısa vadeli piyasa hareketleri bulunmuyor.

Hükümetlerin yüksek borç stoklarına rağmen büyük bütçe açıkları vermeye devam etmesi, itibari para birimlerinin uzun vadeli satın alma gücü açısından soru işaretleri oluşturuyor.

Uzman, hükümetlerin yüksek borç yüklerini azaltabilmek için önünde üç temel seçenek bulunduğunu belirtti.

Borç Yükü İçin Üç Farklı Senaryo

Miller'ın değerlendirmesine göre ilk seçenek, enflasyon yoluyla borcun reel değerini azaltmak. Artan fiyatlar, sabit nominal borçların reel değerinin zaman içerisinde düşmesine neden olabiliyor.

İkinci seçenek, yapay zeka öncülüğünde verimlilik artışı. Yapay zeka teknolojilerinin ekonomik verimliliği ciddi biçimde artırması halinde, ekonomilerin yüksek borç seviyelerinin oluşturduğu baskıyı dengeleyecek kadar hızlı büyümesi mümkün olabilir.

Üçüncü seçenek ise kemer sıkma politikaları. Ancak Miller, kamu harcamalarında ciddi kesintilere gidilmesinin oluşturabileceği ekonomik sıkıntılar ve toplumsal tepkiler nedeniyle bunun siyasi açıdan uygulanmasının oldukça zor olduğunu değerlendiriyor.

Enflasyonun Yüzde 3 Seviyesinde Kalması Sorun Olmayabilir

Miller, nominal ekonomik büyümenin yeterince güçlü olması halinde enflasyonun ABD Merkez Bankası'nın yüzde 2'lik hedefinin üzerinde, yaklaşık yüzde 3 seviyesinde kalmasının piyasalar açısından mutlaka büyük bir sorun oluşturmayacağını savundu.

Bu durumun altın yatırımcıları açısından da önemli sonuçları bulunuyor.

Özellikle tahvil getirilerinin enflasyon ve vergiler hesaba katıldığında yeterli reel getiri sağlayamaması, yatırımcıların reel varlıklara yönelme eğilimini güçlendirebiliyor.

Tahvillerde Reel Getiri Riski

Geleneksel tahviller yatırımcılara düzenli gelir sağlasa da yüksek enflasyon nominal getirilerin satın alma gücünü azaltmasına neden olabiliyor.

Miller, vergilerin de hesaba katılmasıyla birlikte bazı durumlarda yatırımcıların negatif reel getiri elde edebileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle yüksek enflasyonun kalıcı hale gelmesi ve kamu borçlarının artmaya devam etmesi, altının uzun vadeli yatırım tezini destekleyen unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Altında Kısa Vadeli Dalgalanma, Uzun Vadede Güçlü Beklenti

Geçen hafta yaşanan yaklaşık 300 dolarlık sert yükselişin ardından altında kısa vadede bir sindirme ve dengelenme süreci yaşanabileceği belirtiliyor.

Buna rağmen Miller, altının temel yatırım hikayesinin önemli ölçüde değişmediğini düşünüyor. Merkez bankalarının talebi, yüksek bütçe açıkları, enflasyon baskısı ve rezerv çeşitlendirme eğiliminin devam etmesi halinde değerli metalin uzun vadede güçlü kalabileceği değerlendiriliyor.

Not: Haberde yer alan değerlendirmeler ve fiyat hedefleri yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri